4 Eylül 2009 Cuma

Ölüm her zaman yakınımızdaydı.. 2

Pelin;

O gece onun kollarında ağlaya ağlaya uyudum.. Tek kelime etmedik, konuşmadık.. Sabah tıkırtılarla uyandım. Baktım, toparlanıyordu. Beni görünce gülümsedi. 'Taşınıyoruz' dedi. Hiçbir şey olmamış gibiydi.. 'Taşınıyoruz' dedi ve ben soru bile sormadan kabul ettim.. Doğru düzgün bir yatak odamız vardı zaten.. Gerisini benim kitaplarım, iki küçük minder, üçlü koltuğumuz ve ufak tefek mutfak eşyaları oluşturuyordu..

Ne zaman planlamıştı, ne zaman düşünmüştü bilmiyordum.. Nereye gideceğimizi, nasıl geçineceğimizi merak ediyordum lakin o planlamadan hiçbir şey yapmazdı, güveniyordum ona..

Ertesi gün yeni yaşayacağımız şehre geldik.. Evimiz bile hazırdı. Gösterişsiz, küçük bir apartman dairesiydi.. Bu küçük şehirde, bu küçük evde başlayacaktık yeni hayatımıza.. Heyecanlıydım ama garip gider birşeyler vardı.. Hamileliğimden bahsetmiyordu hiç.. Sanki hiç söylememişim gibi davranıyordu.. Kabul etmek mi istemiyordu bilmiyordum ama zamanla alışacaktı, umudum vardı..

Mehmet;

Bütün gece uyumamıştım, düşündüm... Sevdiğim kadın bebek bekliyordu... Onun içinde benden bir parça vardı.. Korkuyordum, ölümden korkuyordum, kendim için değil onlar için korkuyordum.. Bir şeyler yapmalıydım, mücadele etmeliydim, yaşatmalıydım onları..

Yapacağımız en mantıklı şey izimizi kaybettirmek, şehir değiştirmek, numaralarımızı değiştirmekti.. Sabaha karşı kalktım, gerekli ayarlamaları yaptım.. Mümkün olduğunca çabuk olmalıydık.. Eşyaları toparlamaya başladım.. Kitaplarını toparladım önce, toparlarken inceledim, altı çizilen yerlere baktım yüzüme gülümsemeyle.. 'Ben bu kadını seviyorum' dedim kendi kendime.. Kitapları toparlamayı bitirdim, mutfağa geçtim... Çok ses yapmış olmalıyım ki uyandı.. Gözleri şişmişti.. Şaşkınca bana bakıyordu... O gelince güneş doğdu sanki mutfağımıza... Gülümsedim.. 'Taşınıyoruz' dedim...

Uzak duruyordum onlardan.. Sanki hamile değilmiş gibi, sanki bebek yokmuş gibi davranıyordum.. Zaten hamileliği yeniydi ve belli olmuyordu.. Korkuyordum, bebeği sevip ona da bağlanmaktan, kendimi 'baba' gibi hissetmekten, ona şefkat göstermekten korkuyordum...

Ertesi gün bizim için ayarlanan eve gittik. Temiz, rutubetsiz bir yerdi.. Balkonu yemyeşil dağlara bakıyordu.. 'Burda mutlu olacağız' dedim kendi kendime.. Hemen telefonlarımızın hatlarını iptal ettirip başkasına ait iki hat aldım.. Numaralarımız sadece birbirimizde olacaktı.. Acil durum olursa birde kardeşime vermiştim numaramı ve telefonumun çalmasından ölesiye korkuyordum..

O gün evimizi temizleyip yerleştirdik.. Gece yattığımızda ikimizde mutlu ve huzurluyduk... Yeni bir hayat başlıyordu bizim için...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder