Pelin;
Yatağımızda çıplaktık, yeni sevişmiştik, terliydik. Başım onun omzundaydı, elleri saçlarımdaydı.. Bu anlar Bütün hayatımın en güzel anlarıydı, ama korkuyordum. Evli değildik ve hamile olduğumu yeni öğrenmiştim. Birbirimize uygun değildik, ailelerimiz farklı kültürlerdendi. Benim ailem batı kültürünü almış modern bir aileyken, onun ailesi doğu kültürüyle yetişmişti.. Acımasız töreleriyle ünlü doğu kültürüyle.. Birbirimize sırılsıklam aşık olmamıza rağmen uzak durmaya çalışmış, başaramamıştık.. Acı çekmiştik, çaresiz kalmıştık ve karar vermiştik. Ailelerimizi karşımıza alıp beraber eve çıkmıştık sonunda..
Evliliği düşünmedik hiç.. Gençtik, planlarımız arasında bebekte yoktu tabiki.. Ama şimdi.. Hamileydim ve korkuyordum.. O söylemesede ailesi tarafından tehdit ediliyorduk, biliyordum bunu da duyarlarsa öldürürlerdi.. Ayrılıktı en iyisi aslında.. Hem haberi olmazsa, bilmezse bebeği, ayrılık daha kolay olurdu.. 'Ayrılmamız lazım' dedim.. Şaşırdı önce. İtiraz etti, istemedi, bağırdı, çağırdı.. Elleri hala saçlarımdaydı.. Tutamadım kendimi, söyledim..-Hamileyim- söylenmesi ne kadarda zor bir kelimeymiş meğerse.. Gözümden yaş damladı, onun omzuna düştü.. Ellerini çekti saçlarımdan.. Korktu, korktum.. Ağladık beraber.. Öylece, yatarken, çırılçıplak ağladık...
Mehmet;
Çok mücadele etmiştik ama mutluyduk.. Kollarımdaydı, nefesini hissediyordum.. Mutluydum, hemde çok.. 'Ayrılmamız lazım' dedi.. Anlamadım ne olduğunu. Canı sıkkın gibiydi ama beni seviyordu, biliyordum.. Gözleri dolmuştu, sinirlenmiştim.. Birbirimiz için bu kadar mücadele etmişken, bu kadar mutluyken, ayrılmada neyin nesiydi.. Bağırdım, itiraz ettim ve o söyledi.. -Hamileyim- duyması ne kadarda zor bir kelimeymiş meğerse.. Gözyaşı damladı omzuma, omzum ıslandı.. Canımın acıdığını farkettim.. Sürekli aldığım tehdit telefonlarını, duyduğum öldürme öldürme planlarını, onu koruma çabalarımı anlatmamıştım hiç ona.. Ölüm kapımızda bekliyordu, evet ama bebekle beraber bir atak daha yaptı ve çaldı kapımızı.. Bebek herşeye tuz biber olacaktı ve benim kaybım birken iki olacaktı..
Hiçbir şeyden bahsetmiyordum ona.. Babamın tehditleri ona karşı kini, öfkesi korkutuyordu beni..Ama gülümsüyordum onu görünce, benim için mutluluk oydu..
Bunları düşünürken gözlerim doldu, ağlıyordum ilk defa.. Çaresizliğime ağlıyordum, çaresizliğimize ağlıyorduk...
3 Eylül 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Bir çırpıda okudum
YanıtlaSilne güzel bir yazı böyle
iyiki paylaşmışsın
Çaresizlik;
insanın elinin kolunun bağlandığı o an
ne kötü hiçbişi yapamamk
ne güzel bira yazı ikidefa okudum.aşşşşşşşşk.ve çaresizlik.dayatmalar.ne kötü:(
YanıtlaSil